OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.
Güncel Fizik
  • Biliyormusunuz?  ( 2 öğe )
  • Bilimsel Gelişmeler  ( 2 öğe )
  • Bilim Adamları  ( 1 öğe )
  • Güncel Fizik  ( 3 öğe )

    Prizmaların üzerine düşen beyaz ışığı renklerine ayırması olayına ayrılma denir. Beyaz ışığın kırılarak prizmanın içinde ve prizmanın çıkışında renklere ayrılması çok ilginç bir olaydır. Ayrılmanın sebebi prizmaların renkleri seçmesi ve her renk için kırıcılık indisinin farklı değerler almasıdır.
    Herkes için güneş ışından renklerin elde edilmesi hoş bir göz olayıdır. Dikkatinizi gözümüzün önünde her an gerçekleşen ama fark etmediğimiz önemli ve gizemli bir noktaya çekmek istiyorum.

    Evet prizmada renklerin olması ilginçtir ama bence güneş ışığının uzayı, atmosferi ve kilometrelerce kalınlıktaki hava tabakasına geçtikten sonra insanoğluna saf ve beyaz olarak ayrılmaya uğramadan gelmesi daha da ilginçtir. Çok uzağa gitmeye gerek yok bu olay hava ortamında olsaydı gözlerimiz beyazı belki de sadece öğle saatlerinde görebilecekti.
    Peki niçin?

    • Havanın ve havayı oluşturan gazların kırıcılık indis değerleri birbirine çok yakındır ve birdir.
    • Bu değer boşluktakine çok çok az bir farkla eşittir.
    • Havanın indisi, katı ve sıvı diğer madde ortamlarının indisiyle karşılaştırılırsa, farklı renkler için çok farklı değerler almaz.
    • Ayrıca havanın indisi değişen atmosfer sıcaklıklarından ve basınçtan çok etkilenmez.
    Böylece hava ortamı prizma ortamı gibi davranmaz ve güneşten gelen beyaz ışık yeryüzündeki cisimler üzerine süzülmeden ve ayrışmadan beyaz olarak ulaşır.


    Cisimler üzerine düşen bu beyaz ışıktan kendi renklerini yansıtır ve cisimleri beyaz ve diğer renklerde görürüz. HDTV(*) den daha geniş zengin bir renk seçeneğiyle eşyalar ruhumuzda eşsiz bir göz zevki uyarma imkânına sahip olur. Beyazı görünce beyaz ve siyahın zıtlığını ve diğer renklerin varlığını seyredip edebi ve görsel sanatlarda ifade edebilir hale geliriz. Güneş ışınlarının geliş açısının değişimiyle objelerin renkleri değişmez, renk dalgalanması oluşmaz. Işığın saçılmasıyla, gün doğuşu ve batışıyla, gökyüzü maviye ve kırmızıya boyanır ve ruhumuzu okşar.
    Havanın indis değerinin bu gizemli seçimi hayatımıza renk katar. Ama havanın başdöndüren ve düşünmeye sevkeden, gizemli ve hassas seçilen özellikleri sadece bununla sınırlı değil. Ses ve ışık ve diğer elektromanyetik dalgaların (tv, radyo, radar, görünür ışık vb) havada birbiriyle etkileşmeden her yönde karışmadan hareketi, bu esnada gözümüzde hiçbir parazitlenmenin olmaması ve bu olayın hava molekülü hızlarının 500 m/s lerle ifade edilen hızlarda gerçekleşmesi bizleri hayrete düşürüyor.

     

 
Giriş Formu





Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Mesaj Gönder
Saat Kaç...?
Anketler
Sitemiz Nasıl Olmuş...?
 
Ziyaretci Sayaci
Bugün117
Dün363
Bu Hafta480
Bu Ay2630
Toplam362136